Sienalı Bernardinus

0

8 Eylül 1380’de Massa Maritima’da dünyaya geldi. Siena’da edebiyat ve Kanon Hukuku eğitimi aldı. 1440 yılında 4 ay süreyle kendisini vebalıların bakımına adadı. 1402 yılında Assisili Aziz Fransua’nın topluluğuna katıldı. Vaazda yenilik adı altında Hristiyanlığı yaymıştır.

İsa’nın Şanlı Adına Vaaz

İsa’nın adı vaizlerin ışığıdır. Çünkü sözün ilan edilmesi ve dinleyişini görkemle aydınlatır. İsa vaaz konusu olmasaydı bu denli yüce, hızlı ve alevli bir inanç ışığının tüm dünyada böylesine yayılabileceğini mi sanıyorsun? Yoksa Tanrı, bu adın ışığı ve tadıyla bizi “şaşılacak ışığı”na çağırmadı mı?(1.Pe. 2,9) Aydınlanmış olan ve bu ışıkta ışığı görenlere havari haklı olarak şöyle der: “bir zamanlar karanlıktınız, ama şimdi Rab’de ışıksınız. Işığın çocukları olarak yaşayın” (Ef. 5,8). Bu yüzdendir ki parlayabilmesi için bu adın gizli kalması değil de, ilan edilmesi gerekiyor. Ve vaazlarda korkak bir yürekle veya lekelenmiş bir ağızla ilan edilmemeli, değerli bir aroma gibi korunup yayılmalıdır. Bunun içindir ki Rab, havari hakkında şöyle diyor: “Adımı diğer uluslara, krallara, İsrailoğullarına duyurmak için seçilmiş bir aracımdır” (Ha. İş. 9,15)

Seçilmiş bir araç diyor, satılacak olan çok tatlı bir içkinin sergilendiği ki, değerli kaplarda kızıllaşsın, parlasın ve içilmeye sunulsun ve adımı duyursun diye ekler.

Nitekim nasıl ki, tarlaları temizlemek için dikenler, kuru ve gereksiz otlar yakılıyorsa, nasıl ki güneş yükselince ve karanlıklar dağılınca hırsızlar, gece yaşayanlar ve soyguncular yok oluyorlar. Aynı şekilde Pavlus’un dili halklara vaaz ettiğinde, güçlü bir gökgürültüsünün şiddeti ya da bir yangının birden parlaması veya güneşin ışıkla doğması gibi karanlıklar ortadan kalkıyor, sahtekarlık yok oluyor ve gerçek hızlı bir ateşin alevleriyle eriyen mum gibi parlıyordu.

Havari İsa’nın adını her yere götürüyordu. Sözler, mektuplar, mucizeler ve örneklerle. Nitekim İsa’nın adını hep yüceltiyor, şükranla ona ilahiler okuyordu. (Şirak 51, 12)

Üstelik Aziz Pavlus bu adı bir ışık gibi sunuyordu: “Krallara, uluslara ve İsrailoğullarına” (Ha. İş. 9,15) milletleri aydınlatıp her yerde ilan ediyordu: “Gece ilerlemiş, gündüz yaklaşmıştır. Bunun için, karanlığın işlerini üzerimizden sıyırıp, ışığın silahlarını kuşanalım. Gün ışığında olduğu gibi, saygın bir yaşam sürelim” ( Rom. 13,12). Herkese şamdanda yanan parlayan lambayı gösteriyor, her yerde “Mesih’ten ve onun çarmıha gerilişinden” (1.Ko. 2,2) bahsediyordu. Bu yüzden Mesih’in gelini olan, daimi tanıklığına dayanan kilise, peygamber ve büyük bir sevinçle: “Tanrım, beni çocukluğumdan beri sen yetiştirdin ve bugüne dek yaptığın harikaları bildirdin” (Mez. 70,71). yani her zaman der. Peygamber de: “İlahi okuyun Rab’be yüceltin onun adını! Duyurun günden güne onun selametini” (Mez. 95,2) yani kurtarıcısı İsa’yı deyip yüreklendiriyor.