Azize Tereza (De L’enfant Jesus)

0

Tereza Martin 15 yaşındayken Lisieux Karmel’e girdi. Dokuz yıl sonra verem hastalığından öldü. “Küçük Yol” da ilerlerken hiçbir olağanüstü tarafı olmadı. Hastalığının neden olduğu acılara rağmen her zaman sessiz ve güler yüzlü olmaya devam etti. Misyonların patronu olan Tereza, birçok kişiye azizliğe giden yolu öğretti.

Ruhumun Öyküsü’nden

Sonsuz isteklerim benim için işkence olduğundan, sonunda bir yanıt bulabilmek için Aziz Pavlus’un mektuplarına başvurdum. Bir rastlantı olarak gözlerim Korintoslular’a birinci mektubun 12 ve 13. bölümlerine kaydı ve aynı anda herkesin hem havari, hem peygamber hem de bilgin olmayacağını, kilisenin birçok uzuvlarının olduğunu, gözün, aynı anda el olamayacağını okudum. Kesinlikle, kesin bir yanıttı. Fakat arzularımı tatmin edecek ve bana huzur verebilecek kadar değil.

Okumayı sürdürdüm ve cesaretimi yitirmedim. Böylece beni rahatlatan bir cümle buldum. “Ama siz daha üstün armağanları gayretle isteyin. Şimdi size en iyi yolu göstereyim” (1. Kor. 12,31). Nitekim havari sevgi olmayınca en iyi armağanların da değersiz olduğunu ve bu sevginin Tanrı’ya kesinlikle götüren en eksiksiz yolu teşkil ettiğini açıklıyor. Nihayet ruhum huzuru buldu.

Kilise’nin mistik bedenini incelerken Aziz Pavlus’un açıkladığı hiçbir uzuvda kendimi bulamadım. Daha doğrusu kendimi hepsinde görmek istiyordum. Sevgi çağrımın menteşesi oldu. Kilise’nin birçok uzuvlardan oluşan bir bedene sahip olduğunu ve bu bedende de en gerekli uzvun eksik olmayacağını öğrendim. Kilise’nin bir yüreğe, sevgiyle yanıp tutuşan bir yüreğe sahip olduğunu anladım. Kilise uzuvlarının sevgiyle harekete geçtiğini, bu sevgi söndüğünde ne havariler  İncil’i ilan edebilecek ne de şehitler kanlarını akıtabilecekti. Sevginin tüm çağrıları içinde kapsadığını, sevginin her şey olduğunu, tüm zaman ve yerlere uzandığını, tek bir sözle  sevginin sonsuz olduğunu anladım ve gördüm.

O zaman ruhumun büyük bir sevinci ve kendinden geçmesiyle bağırdım: “Ey İsa, sevgilim, sonunda çağrımı buldum. Çağrım sevgidir. Evet, Kilise’de yerimi buldum ve bu yeri bana sen verdin, Ey Tanrı’m!”

Annem olan Kilise’nin yüreğinde ben sevgi olacağım ve böylece bir olacağım ve arzum bir gerçeğe dönüşecektir.

 

Ey Rab, sevgin çocukluğumdan beri yanımda ve benimle birlikte büyüdü. Şimdi ne denli geniş ve uzun, yüksek ve derin olduğunu anlıyorum.