Noel’den sonra ilk iman şehidi Aziz Stefanos anılır. İnancını savunurken taşlanarak şehit edilerek Stefanos, ilk diyakon olarak kilise tarihinin önemli kişileri arasında yer almaktadır.
Allah’ın lütfuyla ve kudretle dolu Stefanos, halk arasında büyük belirtiler ve harikalar yapıyordu. Ne var ki Azatlılar Havrası diye bilinen havranın bazı üyeleri ve Kirene’den İskenderiye’den, Kilikya’dan ve bazı Asya illerinden gelen kişiler, Stefanos’la çekişmeye başladı. Ancak Stafanos’un konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruh’a karşı koyamadılar. Bunun üzerine birkaç kişiyi el altından ayartarak onlara, “Bu adamın Musa’ya ve Allah’a karşı küfür dolu sözler söylediğini duyduk” dedirttiler.
Böylelikle halkı, ileri gelenleri ve din bilginlerini kışkırttılar. Gidip Stefanos’u yakaladılar ve Yüksek Kurul önüne çıkardılar. Getirdikleri yalancı tanıklar “Bu adam durmadan bu kutsal yere ve yasaya karşı konuşuyor” dediler. “Nasıralı İsa burayı yıkacak, Musa’nın bize emanet ettiği töreleri de değiştirecek dediğini duyduk”
Kurul’da oturanların hepsi, Stefanos’a baktıklarında yüzünün bir melek yüzüne benzediğini gördüler. Başkanın “Bu iddialar doğru mu?” diye sordu.
Stefanos şöyle karşılık verdi: “Kardeşler ve babalar beni dinleyin. Çölde atalarımızın tanıklık çadırı vardı. Musa bunu kendisiyle konuşan Tanrı’nın buyurduğu gibi, gördüğü örneğe göre yapmıştı. Tanıklık Çadırı’nı önceki kuşaktan teslim alan atalarımız, Yeşu’nun önderliğinde öteki ulusların topraklarını ele geçirdikleri zaman, çadırı yanlarında getirdiler. Ulusları atalarımızın önünden kovan Tanrı’nın kendisiydi. Çadır Davut’un zamanına dek kaldı. Allah’ın beğenisini kazanmış olan Davut, Yakup’un Tanrısı için bir konut yapmak üzere izin istedi. Oysa Allah için bir ev yapan Süleyman oldu. “Ne var ki en yüce olan elle yapılmış konutlarda oturmaz. Peygamberin belirttiği gibi, “Gök tahtım yeryüzü ayaklarımın taburesidir. Benim için nasıl bir ev yapacaksınız? Ya da neresi dinleneceğim yer? Bütün bunları yapan elim değil mi? diyor Rab.
“Ey dik kafalılar, yürekleri ve kulakları sünnet edilmemiş olanlar! Siz tıpkı atanıza benziyorsunuz, her zaman Kutsal Ruh’a karşı direniyorsunuz. Atalarınız peygamberlerin hangisine zulmetmediler ki? Adil Olan’ın geleceğini önceden bildirenleri de öldürdüler. Melekler aracılığıyla buyrulan yasayı alıp da buna uymayan sizler, şimdi de Adil Olan’a ihanet edip onu katlettiniz!”
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular. Stefanos’a karşı dişlerini gıcırdattılar. Kutsal Ruh ile dolu olan Stefanos ise gözlerini göğe dikip Allah’ın görkemini ve O’nun sağında duran İsa’yı gördü.
“Bakın” dedi, “Göklerin açıldığını ve İnsanoğlu’nun Allah’ın sağında durmakta olduğunu görüyorum” Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte Stefanos’a saldırdılar. O’nu kentten dışarı atıp taşa tuttular. Stefanos’a karşı tanıklık etmiş olanlar, kaftanlarını Saul adlı bir gencin ayaklarının dibine bıraktılar. Stefanos taş yağmuru altında, “Rab İsa, ruhumu al” diye yalvarıyordu. Sonra diz çökerek yüksek sesle şöyle dedi: “Ya Rab, bu günahı onlara yükleme!” Bunu söyledikten sonra gözlerini yaşama kapadı.

