Azize Coletta’nın Tinsel Vasiyetinden

0

Azize Colette, 1381’de doğdu ve öksüz kaldıktan sonra bütün malını mülkünü yoksullara dağıtarak rahibe oldu. 6 Mart 1447’de öldü ve fakirliğin sertliğini yaşayarak bir hayat geçirdi.

Azize Colette, Fransisken geleneğine bağlı olarak fakirlik ve itaati bir yaşam tarzı olarak benimsemişti. Onun ruhani öğretilerinde, dünya nimetlerinden vazgeçmenin ve Mesih’in yolunda fedakârlıkla ilerlemenin önemini görüyoruz. Ayrıca, Tanrı’ya verilen sözlerin sadakatle yerine getirilmesi gerektiğini ve insan zayıflığıyla düşülse bile tövbe yoluyla yeniden ayağa kalkmanın önemini vurguluyor.

Mektubun dili, öğüt verici ve teşvik edici; ruhani bir derinlik taşıyor. Özellikle de, Mesih İsa’nın çektiği acıları örnek göstererek, dünya nimetlerinden vazgeçmenin ve itaate bağlı kalmanın manevi faydalarını anlatıyor.

Sevgili Kızlarım,

Büyük haysiyetinizi ve mükemmel hayata çağrıldığınız vokasyonu derince düşünün. Nitekim bilgisizlik çok tehlikelidir. Oysa görevini bilmek verimlidir. Tatlı kurtarıcımız Mesih İsa şöyle diyor: “Eğer Babam onu çağırmazsa kimse bana gelmez” İncilsel mükemmelliğe bu değerli girişiniz sizi bütün dünyasal cazibelerin kötüsünden ve kendi istediğinizi yapmaktan vazgeçmemiz gerekiyor.

Bakire Meryem’den doğmuş olan Mesih İsa şöyle diyor: “Beni takip etmek isteyen kendini inkar etsin, haçını yüklenip ardımdan gelsin”. Geçmiş hayatının günahları için tövbe ederek gelecekte Tanrı’ya karşı suç işlememek için ruhlarınızda büyütmek için. Düşünün ki sevgili kızlarım, madem ki özel lütufla mükemmelliğe çağrıldınız, Tanrı’ya karşı olmayan her şeye itaat etmelisiniz. Mesih İsa ölüme kadar itaat etti. Bir müddet için itaat etmek, küçük şeyler için itaat etmek değil, günah olmayan ve kurallarımıza karşı olmayan tüm şeylerde itaat etmek gerekir. Her zaman kendi fikrimizde değil, başrahibelerin sağ duyusuna itaat etmek gerekir. Gerçek bilge rahibe, emniyetle Mesih İsa’ya ve tatlı annesine boyun eğer. Gerçek mükemmellikle dua eden kimse, başladığı şeyleri Tanrı’nın uğruna tamamlar. Memnuniyetle itaat eder, sanki Mesih’in ağzından emir alıyor gibi kendisinden isteneni yerine getirir. Gerçekten de rabbin önünde alçakgönüllülükle itaat çok önemlidir.  İtaatsizlik nedeniyle çok kötü şeyler ortaya çıkar. İtaatsiz olanın binlerce duasından itaat edenin duası çok daha önemlidir. Eğer bizler Tanrı’ya itaat edersen, Tanrı’nın kendisi de bize itaat edecektir. Kendimizi inkar ettikten sonra Rab haçımızı yüklenmemizi istiyor. Tam burada Kutsal fakirliğin özü bulunur. Mesih İsa’nın emrettiği şeylerden başka şeyleri arzu edersek haç ağır olur. Çünkü Mesih İsa bizin için haçı taşıdı. Haç üzerinde ölmeyi tercih etti. Çok sevimli kızlarım, Mesih İsa’dan ve aziz Fransua’nın örneklerinden ve Annemiz Klara’nın örneğinden bu erdemi çok sevdim. Eksik şeyimiz varsa dindarlığa daha kolay kavuşabiliriz. Bunun için gerçek fakirliğin yaşamını yaşamaya çalışın. Bu şekilde Mesih İsa’nın yaptığı gibi ölüme kadar kalmanızı dilerim. Madem ki dünyada Tanrı’yı sevenler azdır bu nedenle biz itaat sözünden sonra fakirlik erdemini daha çok sevelim.

Tanrı’ya verdiğimiz sözü sadakatle yerine getirmemiz gerekir. Ama eğer insani zayıflıkla düşersek en kısa zamanda itiraf sayesinde dirilmeye çalışalım. Böylece iyi bir şekilde yaşamak ve kutsal bir şekilde ölmekte çaba gösterelim. Merhametlerin Babası, ilahi oğulunun kutsal ızdırapları ve barış, tatlılık ve sevgi kaynağı yüce Kutsal Ruh sizi bütün göksel teselliyle doldursun. Amin.