Yılın Son Günü – Şükran Ayini

0

Noel neşesini yaşarken, yılın son günü Şükran Ayini ile kutlanır. Meryem Ana’nın Bayramı’nın arefesinde bu yıl ve bu Kutsal bebek için dualarımızı ve şükranlarımızı sunarız.

Noel Üstüne – Leo Magnus

Tanrı’nın Oğlu yüceliğine yakışıksız saymadığı çocukluk yaşın ilerlemesiyle insan tam oldunluğunda gelişti. Muhakkak ki, azabın ve dirilişin zaferi gerçekleştikten sonra, bizler için kabullendiği tüm alçalma artık geçmişe ait kalıyor. Buna rağmen bugünkü bayram Meryem Ana’dan doğmuş olan, İsa’nın kutsal başlangıçlarını bizler için yeniliyor. Secde ederek kurtarıcımızın doğuşunu kutlarken bizim başlangıcımızı da kutlamaktayız. Mesih’in doğuşu, hristiyan milletinin doğuşuna işarettir. Baş’ın doğum günü, Beden’in de doğum günüdür.

Her ne kadar Kilise’nin tüm oğulları çağrılarını uygun zamanda alıp zaman içinde dağıtılmış iseler, yine de bir arada vaftiz kaynağından doğdular. Mesih ile birlikte bu doğuşta türediler. Mesih gibi azapta çarmıha çekildiler, dirilişte dirildiler, göğe çıkışlarında Peder’in sağında yerleştirildiler. Dünyanın herhangi bir yerinde Mesih’te yeniden türetilen her iman sahibi, başlangıçtaki günahla başlarını kopartır ve ikinci bir doğuşla yeni bir insan olur. Artık tek beden yoluyla babanın soyuna değil, Tanrı’nın kuşağına aittir. Doğuşundaki bu alçalmayla bize kadar inmiş olmasaydı, hiç kimse kendi meziyetlerle ona çıkamazdı.

Alınan bağışın yüceliği, bizden görkemine layık bir saygı gerektiriyor. Havari bize bunu öğretiyor: “Tanrı’nın bize lütfettiklerini bilelim diye, bu dünyanın ruhunu değil, Tanrı’dan gelen Ruh’u aldık” (I. Ko. 2, 12). Layık bir şekilde ona saygı göstermenin tek şekli ondan alınan bağışı ona sunmaktır.

Şimdi bu bayramı şereflendirmek için, Allah’ın tüm bağışları arasında Rabbin doğuşunda ilk kez meleklerin ilahisiyle beyan edilen barıştan daha uygun ne bulabiliriz? Barış Allah’ın çocuklarını türetir, sevgiyi besler, birliği yaratır. Ermişlerin huzurudur, sevginin konutudur. Görevi ve özel yararı; kötülük dünyasını Tanrı’dan ayırmış olanları yine Tanrı’ya birleştirmektir.

O halde onlar ki, “kandan ya da bedenin isteklerinden ya da insanın keyfinden değil, Tanrı’dan doğdular” (Yu. 1, 13) barışta birleşmiş oğul yüreklerini Peder’e sunsunlar. Tanrı’nın manevi ailesinin tüm üyeleri, yeni yaratılışın ilki olan, kendi isteğini değil onu gönderenin isteğini yerine getirmeye gelen Mesih’te bir araya gelsinler. çünkü Peder, sonsuz iyiliğinde karşılıklı geçimsizlikler ve uyuşmazlıklarla ayrılmış olanları değil, karşılıklı ve kardeşçe birliklerini içtenlikle yaşayan ve sevenleri mirasçıları olarak evlat edindi. Gerçekten, tek bir örneğe göre şekillendirilenler, ortak bir ruha sahip olmalıdır. Rab’bin Noel’i barışın Noel’i’dir. Havariler bunu söyler: “O esenliğimizdir o ki iki topluluğu birleştirdi” (Ef.2, 14); öyle ki ister Yahudi, ister putperest “onun aracılığıyla hepimiz aynı Ruh’ta Peder’in huzuruna çıkabilelim” (Ef. 2, 18).