Söz, İbrahim’in soyunun yükümlülüğünü üzerine aldı, bu nedenle kendisini her noktadan kardeşlerine benzer yapması ve bizimki gibi bir beden alması gerekiyordu. Bu nedenle, onda beden alması ve bunu kendisininki olarak bizim uğrumuza sunması için Meryem gerçekten gereklidir. Kutsal kitap onun için şöyle diyor: O çocuğunu kundakladı, ona süt veren mutlu ilan edildi ve onun bir kurban sunmak içinmiş gibi, ondan doğduğu kabul edildi. Cebrail onu dikkatle seçilmiş sözlerle ona bildirmişti.
Bunun dışardan içeri sokulmuş yabancı bir beden olacağı inancını vermemek için alışılmış şekilde “Sende doğacak kimse” demedi, doğacak olanın ondan çıkacağına inanmaya davet için “Senden doğacak olan kimse” dedi.
Bütün bunlar Söz’ün bizim tabiatımızı yüklenerek ve onu kurban olarak sunarak onu tamamıyla kendisine ait yapması için böyle oldu. Daha sonra bizi, kendi doğasıyla donatmak istedi ki Pavlus’un şöyle demesine imkan tanıyan budur: Bu çürüyebilen varlığın çürümezliğe bürünmesi, bu ölümlü varlığın ölümsüzlüğe bürünmesi gerekir. Bu bazı heretiklerin tahayyül etmiş oldukları gibi fiktif bir şekilde olmamıştır. Asla! Kurtarıcı gerçekten insan olmuştur ve insanın kurtuluşu tümüyle buradan gelmiştir. Kurtuluşumuz bir görüntü değildir, o sadece beden için değildir. Ruh ve bedenle birlikte, tüm insanlar içindir ve bu selamet, Söz’ün kendisinden gelmiştir.
O halde Meryem’den gelen, kutsal yazılara göre, tabiaten insaniydi ve Rab’bin bedeni gerçek bir bedendir. Evet, gerçek bir beden çünkü bizim bedenimizle aynıydı. Çünkü hepimiz Adem’den geldiğimize göre, Meryem bizim kız kardeşimizdir.
Kuşkusuz Söz, et haline dönüşmedi, yalnızca bizim tabiatımızı aldı.. Aziz Yuhanna’nın Söz vücut buldu sözü başka anlama gelmemektedir, bunu benzeri ifadelerde de görmek mümkündür. Örneğin Aziz Pavlus’ta Mesih bizim için kendini lanetli yaptı.
Söz’ün insani tabiatla birleşmesi, Üçlü Birlik’e hiçbir şey eklemez. Oysa insani beden, Söz ile komünyonu ve onunla birliği dolayısıyla büyük bir avantaj elde etmiştir. Ölümlüyken ölümsüz olmuştur. Tamamen insaniyken tinsel olmuştur ve topraktan gelen o, göğün kapılarından geçmektedir.
Kuşkusuz Söz’ün Meryem’de bir beden almasından sonra bile, Üçlü Birlik olarak kalmaktadır. Ne bir fazla ne bir eksik. O her zaman mükemmeldir: Üçlü Birlik’te tek uluhiyeti tanıyoruz ve Kilise’de Söz’ün Peder’i, tek bir Tanrı’nın ilan edilmesi böyle olmaktadır.

