Fransiskenlerin Azizleri Bayramı

0

29 Kasım’da kutlanan bayram, Fransisken Azizler Bayramı’dır. Çünkü bu gün, 29 Kasım 1883’de Papa III. Honorius, Fransua’nın tüzüğünün kurallarını onayladı. 

Fakirlerin Savunması – (Apologia Pauperum, 3, 8-10, Quaracchi)

Kurtarıcımız “Ne mutlu alçakgönüllü olanlara” dediğinde geçici şeylerden eksiksizce vazgeçmeye bizi davet ediyor; daha sonra “Ne mutlu yumuşak huylu olanlara” dediğinde kendi irademizden vazgeçmemize ve bizi saldırgan ve edepsiz hale sokan duygulardan feragat etmemize itiyor. “Ne mutlu acıda olanlara” eklendiğinde de bizi bedensel zevklerden daima kaçmamız için yüreklendiriyor; sonra “Ne mutlu adalete susayanlara” be Ne mutlu merhametli olanlara” sözleriyle ruhumuzun başkalarını doğru, aziz ve iradeli bir şekilde kabul etmesini istiyor.

Bu mutluluklara “Ne mutlu kalbi saf olanlara” ve “Ne mutlu barış için uğraşanlara”yı ekliyor ve bunlarla bize akla berraklık veren ve kalbe huzur getiren eylemlerde bulunmaya çağırıyor. Öyle ki ruh, “barış görüntüsü” anlamına gelen göksel Kudüs’e uygun olsun. En son olarak “Ne mutlu adalet adına baskıya uğrayanlara çünkü göklerin hakimiyeti onlarındır” sözleriyle neredeyse daireyi kapatarak, başta söylediklerine dönüyor. Nitekim bu mutlulukla diğerleri de özetlenip bir araya getirilmiştir.

Bunun bir tasdiki olarak fukaraların atası olan Fransua’nın tanıklığı vardır. Kuralının başında dinsel yaşamın üç temelini teklif ediyor. “Küçük Rahiplerin Kuralı” itaat, fakirlik ve iffetle İsa Mesih’in Aziz İncil’ini uygulamaktan oluşuyor”.

Ve daha sonra baştakilere dahil olup bir bakıma tamamlayan, başka şeyler de öneriyor: “Rahipler düşünsünler ki her şeyden önce Rabbin ruhuna sahip olmayı ve onun aziz iradesine göre hareket etmeyi arzulamalıdırlar. Tanrı’ya temiz gönülle dua etmeyi bilmelidirler, zorluklar ve hastalıklar karşısında sabırlı  ve alçakgönüllü olmalıdırlar. Bize zorbalık edenlere, hor gören ve hakaret edenlere özel bir tercih göstermelidirler”.

Bu hatırlatmayla Fransua, ilk önce Rab adına eylemin yüceltilmesini teklif ediyor, sonra tüm zorlukların neşeyle kabulünü ve başkalarına karşı yapıcı ve lezzet dolusu sevgiyi öneriyor.

Bu şekilde üç temenniyle kusursuz olan insan dünyada çarmıha çakılıyor ve sonraki üç öneriyle Tanrı’ya uygun oluyor. Öyle ki altı israfilli kanatla bu dünyaya ait şeylerden her zaman için kopup, tanrısal şeylere giriyor. Mesih’in serafimle görünümünde, ızdırap izlerini bir teyit ve gerçeklik damgası gibi, bu Poverello bedenine basması uygun bir şey oldu. Öyle bir Poverello ki, son dönemin tehlikeli karanlıklarında, kusursuzluk yolunu aydınlatan açık bir işaretin verilmesi için İncil’e ait kusursuzluğu en özgün şekliyle uyguladı ve öğretti. Yeter ki bizler şan, şeref veren şeyleri arzulamak değil de alçakgönüllü ve saklı olanları tercih etmeyi öğrenelim.