İspanya Aragona’da 1540 yılında doğdu. Çocukluğunda çobanlık yaptı. O zamandan veri Efkaristiya gizemine büyük bir bağlılık göstermeye başladı. Genç yaşta manastıra girmek istedi ancak kabul edilmedi. Daha sonra Fransiskenlerin yanında yaşama başladı. Rahiplerinin olumlu görüşüne rağmen, rahip olmak istemedi ve okuma yazma bilmemesine rağmen birçok kitap yazdı.
Aziz Paskal Baylon’un “Yazılar”ından
Tanrı, ateşli bir şekilde bize iyi şeyler verme arzusunda olduğundan, emin ol ki sana her istediğini verecektir. Ancak Tanrı seni istemeye yöneltmeden önce hiçbir şey isteme, çünkü o senin istediğinden daha çok istediğini yerine getirmeye hazırdır. O her zaman bizim istememizi beklemektedir. Bunun için istediğinde, senin istemek gereksiniminden çok, sana vermek isteyen Tanrı’nın arzusu sana dürtü teşkil etsin. Bundan dolayı dualar her zaman Rab İsa Mesih’in sevaplarını göz önünde tutarak yapılmalı.
Dolayısıyla ruhunu sürekli ve yoğun eylemlerde geliştir, Tanrı’nın arzu ettiklerini arzu ederek, sana gelebilecek her kar ve faydayı iradenden çıkar. En çok Tanrı’nın her şeyden önce aranmış olmasını üstünlükle iste. Her şeyden önce ve özellikle Tanrı’nın aranılması değerlidir. Çünkü Tanrısal irade ona hizmet etmeye daha uygun olmamız ve onu sevmekte daha kusursuz olmamız için talep ettiğimizi almamızı istiyor.
Tüm duaların bu eğilimle yapılsın ve bunu istediğinde sevgi adına ve sevgiyle iste, anında ve uygun şekilde. Kalbini bu dünyanın şeylerinden ayır ve unutma ki bu dünyada sadece sen ve Tanrı varsınız. Kısa süre için bile kendini, kalbini Tanrı’dan uzaklaştırma. Düşüncelerin basit ve alçakgönüllü olsunlar ve her zaman dikkatini kendi üzerine dağılan hoş bir koku gibi, Tanrı sevgini her şeyin üzerinde topla.
Tanrı’ya şükretmek; göksel bir iyilik alıp, Tanrı’yı en büyük evrenin Rab’bi olduğunu her iyiliğin ondan geldiğini kabul etmektir. Tanrı’ya gelen şandan haz etmektir. Çünkü bu lütfa layık görülmüştür ve Tanrı’yı daha çok sevmeye ve her iyiliğin vericisine hizmet etmeye hazırdır. Tanrı’dan herhangi bir armağan aldığında neşe ve sevinçle kendiliğini ikram et. tevazu göstererek, kendini hor görerek ve iradeden vazgeçerek öyle ki kendini tümden onun hizmetine ayırabilesin.
Peki çok, adeta sonsuz şükranlarda bulun. Senin şükrettiğin armağanlar ve menfaatler bahşeden Rabbin gücünden ve iyiliğinden sevinç duyarak. Şayet şükranlarının Tanrı tarafından kabul edilmesini istiyorsan, şükretmeden önce kendini küçümse, reddet ve gör. Sefilliğini ve zavallısını kabul et. Her sahip olduğun şeyi, tanrının alinecaplığından aldığını anla, lütuf ve armağanlarla zenginleştiğini görerek bunları yaratandan sevinç duy. Tanrı’ya daha iyi hizmet edebilmen için bunlardan edinebileceğin yararları düşünmeksizin.

