Bugün, bir bakirenin doğum günüdür. Onun saflığını örnek alalım. Bugün bir din şehidinin doğum günüdür, bir kurban sunalım. Bugün azize Agnes’in doğum günüdür!
Hristiyan geleneğine göre Agnes, on iki yaşlarında din şehidi oldu. Bir yandan küçük bir genç kıza bile dokunmaktan çekinmeyen iğrenç acımasızlık, öte yanda ise küçük bir kızın gösterdiği büyük inanç! Bu küçük genç kızın küçük bedeni birçok yara bereye maruz kaldı. Bu küçük genç kız bu acıları yenmesini bildi. Oysa o yaşlardaki genç kızlar, anne babalarının sert bakışlarına bile katlanamıyor ve kendilerine bir iğne batsa sanki yaralanmış gibi ağlayıp sızlanıyorlar! Bu genç kız ise cellatlarının kanlı ellerinden hiç korkmadan, sürükledikleri ağır zincirlerin çıkardığı seslerden kılı bile kıpırdamadan narin vücudunu öfkeli bir askerin kılıcına teslim etti.
Genç kız henüz ölmenin ne demek olduğunun bile farkında değildir. Ama ölmeye hazırdı. Kendisini ifam sehpasına zorla sürüklediklerinde, alevlerin arasından ellerini Mesih’e doğru uzattı. Bu sunak yerine gidene kadar zafer kazanmış İsa’yı yücelten haç işaretini yaptı. Boynuna ve ellerine zincir taktılar ne var ki böylesine ufak tefek eli ve kolu olanı hiçbir zincir sıkamazdı.
Acaba bu din şehitliğinin yeni bir türü mü? Genç kız henüz acı çekebilecek durumda bile değildi ama yenmek için hazırdı. Din şehirliği için mücadele etmek zor ama kazanmak kolaydır. Oysa genç kız, yaşının getirdiği elverişsiz durumu aşarak, bir yiğitlik örneği gösterdi. Genç kız, darağacına bakire olarak bir genç kızın düğün günü gerdek odasına nasıl sevinçli adımlarla gidiyorsa öyle gitti. Neşeli, hafif, huzurlu, başında ise çiçekli bir taç değil Mesih İsa’nın soylu erdemleri vardı.
Herkes gözyaşı döküyordu. Oysa onun gözlerinde tek bir damla gözyaşı akmıyordu. Birçok kimse onun hayattan bir şey görmeden göç ettiğine şaşırıyor ve üzülüyordu. Herkes küçük yaşına rağmen kızın gösterdiği şaşkınlık karşısında şoke olmuştu. Kısacası yaşından dolayı kimse ona güvenemezken, Tanrı konusunda ona inanmışlardı. Çünkü doğanın üstündeki şeylerin hepsi doğanın Yaratıcısı’ndan gelir. Genç kızı kendisiyle evlenmesi için celladı ona tehditler savurdu, iltifatlar yağdırdı ve birçok sözler verdi. Ancak genç kız şöyle söyledi: “Hoşuma gidecek birini beklemek eşime hakaret olur. Beni ilk seçen beni ilk alacak olandır. Niye uzatıyorsun cellat? Başkalarının hoşuna gidecek bu vücut yok olsun daha iyi”. Genç kız ayağa kalktı, dua etti, sonra uzattı.
Orada olsaydınız, sanki kendisi mahkum olmuş gibi celladın titrediğini görürdünüz. Celladın eli titrerken, yüzü kireç gibi olurken, genç kız kendisi için hiç kaygılanmıyordu bile. Bir tek kurbanla çift din şehitlik elde etmiş oluyor: Saflık ve inanç. Genç kız hem bakireliğini korudu hem de din şehidi oldu.

