Aziz Karlo Borromeo 2 Ekim 1538’de, varlıklı bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi. Pavia Üniversitesi’nde Hukuk eğitimi aldıktan sonra 31 Ocak 1560’ta Milano’nun yönetici kardinali oldu. Trento Konsili süresinde ve sonuçlanmasında büyük rol oynadı. 1563 yılında rahip ve episkopos olarak atandı. Tamamen tövbe ve ibadete dönük olarak zorlu bir yaşam sürdürdü. Kateşizm ve Tanrı’ya Övgü Duaları kitabı, Ayin Kitabı ve seminerler açılması gibi alanlarda reform yarattı. 3 Kasım 1584’te öldü.
Hepimiz güçsüzüz, bunu kabul ediyorum. Ne var ki, Rab Tanrı hizmetimize öyle olanaklar veriyor ki, istiyorsak pek çok şey yapabiliriz. Onlar olmadan kendi çağrımızın yükümlülüklerine uyabilmek olanaksız olacaktır.
Ölçülü olması, her zaman ciddi ve aziz davranışlarda bulunması gereken bir sahibi alalım ve bu rahip aslında her çeşit nefsi kırıcı hareketten kaçınsın, oruç tutmasın, dua etmesin, örnek sayılmayacak sohbetlerden ve içtenliklerden hoşlansın. Bu durumda bu kişi görevini gereğiyle nasıl yürütebilir? Ola ki biri çıkıp dua etmek için koroya girdiğinde ya da ayin yaptığında aklının binbir dalgınlıklarla dolu olmasından şikayet eder. Oysa koroya çıkmadan veya ayine başlamadan nasıl davrandı, kendini nasıl hazırladı, derin düşüncelerini koruyabilmek için neleri öngördü, neler yaptı?
Toplu ayin kutlamasının içsel katılımını nasıl arttırabileceğini, övgüsünü Tanrı’ya nasıl daha çok sevdireceğini ve azizlikte nasıl ilerleyebileceğini sana öğretmemi ister misiniz? Söylediklerimi dinle. Tanrısal sevginin bir kıvılcımı şayet sende alevlenmişse onu kovma, rüzgara bırakma. Soğumaması ve sıcağını yitirmemesi için yüreğinin ocağını kapalı tut. Yani elinden geldiği kadar dalgınlıktan kaçın. Tanrı ile birlikte bir arada kal, boş konuşmalardan uzak dur. Vaaz vermek ve öğretmek yetkisine sahip misin. Bu görevi yerine getirmek için gerekli olan şeyler üzerine çalış ve kendini bu çalışmalarına ver.
Daima iyi bir örnek ol ve her şeyde birinci olmaya çalış. Her şeyden önce yaşamın azizliğin ile vaaz ver ki, davranışın sözlerinle çelişiyorsa, tüm inandırıcılığını yitirmeyesin.
İnsanların ruhuyla mı ilgileniyorsun? Bunun için kendi bakımını göz ardı etme ve kendinden sana hiçbir şey kalmayıncaya dek, kendini başkalarına verme. Hiç kuşkusuz çobanlığını yaptığın canlar aklında olmalıdır ama kendini de unutma.
Anlayın ki kardeşlerim, Kilise görevlisi olan herkes için en önemli şey, tüm hareketlerimizin önceliği olan refakat eden ve izleyen meditasyondur. Peygamber diyor: “İlahiler okuyacağım (Mez. 100, 1). Kutsal gizleri sunuyorsan kardeşim, yaptığını iyice düşün. Ayin yapıyorsan, sunduğunu düşün. Koro halinde memurları okuyorsan, kimden kime söz ettiğini iyice düşün. Ruhları yönetiyorsan hangi kanla yıkanmış olduklarını düşün; “her şeyi sevgiyle yapın” (1. Ko. 16, 14). Böylece her gün karşılaştığımız ve sayısız olan güçlükleri aşabileceğiz. Kaldı ki bu, bizlere teslim edilen görev tarafından istenilmektedir. Bu şekilde yaparsak Mesih’i bizde ve başkalarında türetebilme gücüne sahip olabileceğiz.
Dua
Kutsal Peder,
Kilisenin devamlı yenilenmesi için Aziz Karlo’nun sahip olduğu ruhun doluluğunu halkında muhafaza et. Öyle ki, her zaman incilsel örneğine benzeyerek Rab Mesih İsa’nın doğru yüzünü dünyaya göstersin. Bunu seninle ve Kutsal Ruh ile birlikte, şimdi ve ebediyen hükmeden Rabbimiz Mesih İsa adına senden dileriz. Amin

