Bugün “Koruyucu Melekler Bayramı” ve hepimiz onlara bizleri koruduğu için teşekkür ederken, Rab’bin her birimizi nasıl da özenle düşündüğünü bir kere daha hatırlayalım
“Meleklerini seni tüm yollarında korumakla görevlendirdi (Mez. 90,11). Tanrı’ya sevgisi için, insanlara bağışlandıkları için şükretsinler. Onu tanısınlar, Tanrı’nın kendileri için yarattığı harikaları kavimlere anlatsınlar. Rabbim, insan ne ki, sen kendini ona açıklıyorsun, kalbini ona açıyorsun? Ona kalbini açıyorsun, onun üstüne titriyorsun, ona özen gösteriyorsun. En sonunda da tek Oğlu’nu ona feda ediyorsun. Ruh’unu ona gönderiyorsun, hatta yüzünü göreceğini bile vaad ediyorsun ona. Ve de gökyüzündeki varlıklardan hiç birini bize gösterdiğin bu ilginin dışında kalmaması için mutluluğa erişmiş bu ruhları bize karşı bir hizmet ifa etmeye gönderiyorsun. Bizi korumakla görevlendiriyorsun, bizi eğitmelerini emrediyorsun.
Meleklerine seni tüm tollarında korumalarını buyurdu. Bu söz sende ne denli bir saygı duygusu uyandırmalı, sana ne denli bir tinsel heyecan vermeli, ne denli bir güven bağışlamalı. Saygı meleklerin yanıbaşında bulunmasından, heyecan sana gösterdikleri sevgiden, güven ise senden esirgemedikleri özen ve dikkatten kaynaklanır. Demek melekler senin başucunda, yalnız seninle birlikte değil senin içinde de. Seni korumak için, sana yardım etmek için yanındalar. Tanrı’dan verilen bu emri yerine getirdikleri için, gösterdikleri sevgiden ötürü, yardımlarına olan gereksinmemizden ötürü, onlara karşı minnette kusur etmek mümkün değil.
Bu nedenle gösterdikleri özene karşı sonsuz saygı ve minnet duyalım. Biz de onları sevelim ve elimizden geldiğince, imkanımıza göre onlara saygı gösterelim. Bununla birlikte sevgi ve saygımızın tümü, yine Tanrı’ya yönelik olmalıdır. O bize ve meleklere sevmek ve saygı göstermek imkanını vermiştir. Tanrı’ya övgüler olsun. Bu nedenle meleklerin bir gün bizimle aynı mirası paylaşacaklarının bilincinde olarak o zamana kadar Peder’in onların kahyalarımız ve eğiticilerimiz olmakla görevlendirdiğinin bilincinde olarak, o zamana kadar Melekleri Tanrı’da sevmemiz gerekir, kardeşlerim. Çünkü biz, bu konumumuz şimdiden belli olmasa bile henüz kahya ve eğiticilerin elinde esirlerden farksız gibi görünen çocuklar olsak bile, yine de şimdiden Tanrı’nın çocuklarıyız.
Ancak ne kadar küçük olursak olalım, hala katetmemiz gereken yol ne kadar uzun. Sadece uzun değil, tehlikeli de olsa, böylesine bir koruma altında korkacak neyimiz olabilir? Bizi tüm yollarımızda koruyanların ne yenik düşmesi, ne de doğru yoldan saptırılması mümkün. Onlar sadıktır, bilgindir, güçlüdür. Korkacak neyimiz olabilir? Yeter ki onları izleyelim, onlara bağlanalım ve göklerin Tanrısının korumasına sığınalım.

